(For selected articles translated in English language, click here)


"Yugoslavya yazıları" nedir? Buraya tıklayınız.



16 Aralık 2015 Çarşamba

BOSNA İÇİN TOPLANAN YARDIMLAR GERİCİLERE HELAL OLSUN!

(Yazının orijinali 12 Mart 2011 tarihinde yayınlanmıştır) 

 Kimin hakkını kime helal ediyorsunuz?

Geçtiğimiz hafta Erbakan’ın vefatının ardından yine “badem gözlü” güzellemeleri yapıldı. Erbakan Hoca’nın aslında ne kadar ileri görüşlü olduğu, ne kadar kıvrak bir zekaya sahip olduğu, önü kesilmeseydi memlekete ne büyük faydalarının olabileceği, Türk siyasi tarihinde ne kadar önemli bir şahsiyet olduğu yazıldı, çizildi. Bu söylem siyaseten Erbakan’la ters oldukları iddiasını taşıyanlarca bile zikredildi. Hatta 28 Şubat sürecine alkış tutanlardan bile Erbakan’ın arkasından timsah gözyaşları dökenler oldu. “Kağıttan kaplanlar”ın da cenazede hazır bulunmasıyla dekor tamamlandı. Dekorun süsü ise cenazeye katılan on binlerce kişinin mahkeme kararıyla milletinin parasını iç ettiği onaylanmış bir hırsıza hakkını helal etmesi oldu.

Gerçek inananlar bu ayıptan kendilerini muaf tutabilmek için bir şeyler yapmalılar. Mahkeme kararıyla hırsızlığı sabit görülmüş bir dolandırıcının arkasından hakkını helal edenlerle kendilerini ayrıştırmalılar. Aksi halde öbür dünyada neler olur bilemeyiz ama bu dünyada ellerimiz yakalarında olacak. Onurdan, namustan, adaletten bahsetmek için ağızlarını her açtıklarında bir hırsıza haklarını nasıl helal ettiklerini hatırlatacağız.

Erbakan’ın cenazesi sırasında gazetelerde başka bir haber gözümüze çarptı: Alija İzzetbegoviç’in Saraybosna’daki mezarından getirilen bir avuç toprak da Erbakan’ın mezarına serpilmiş! Gerici siyasetçilerin enternasyonal dayanışması gözlerimizi yaşartıyor! Fakat, bizi daha çok hayrete düşüren ise sınır tanımayan gerici siyasetin, birbirlerinin yolsuzluklarını aklamada, birbirlerinin ahlaksızlıklarına arka çıkmada da sınır tanımaması.

Bosna yardımlarına ne olmuştu?

Bosna’da yaşanan savaş sırasında, o dönem Milli Gençlik Vakfı ve Refah Partisi öncülüğünde Türkiye’nin dört bir yanında hatta Avrupa’da gurbetçilerin yoğun yaşadığı bölgelerde Bosna için yardım masaları kurulmuştu. Toplanan yardımlar Refah Partisi’nin kasası olarak bilinen Süleyman Mercümek’in banka hesaplarında biriktiriliyordu. Nasıl oldu da oldu, Refah Partisi’nin iktidar ortağı Doğru Yol Partisi lideri ve dönemin başbakanı Tansu Çiller bu paranın ne olduğunu merak etti. RP cenahı; “Bunu Bosnalılara sorun” diye yanıtladı. Bosna’dan yanıt geldi: “Bize herhangi bir para gelmedi”.

Mayıs 1994’te açılan soruşturmada Mercümek’e ait 14 ayrı hesapta toplam 16,5 Trilyon para olduğu tespit edildi. Bu paralar Mercümek’in yüksek faiz gören hesaplarında biriktirilip “gerekli” yerlere aktarılıyordu. Refah Partisi’nin kasası Mercümek, açılan davalar sonucu suçlu bulunarak 20 Trilyon para ve 4 yıl hapis cezasına çarptirildi.

Bir de not olarak, Mercümek’in o dönemde sahibi olduğu YA DA Yayın ve Dağıtım A.Ş.’nin ortaklarından birinin de “Mimar” Kadir Topbaş’ın olduğunu ekleyelim.

Kol kırılır yen içinde kalır

Gerici siyasetçiler arasında yolsuzluk çok popüler bir tarz-ı siyasettir. Nadiren bu vak’alar adliyeye taşınır ve yaptıkları yolsuzlukla, hırsızlıkla karşılaştırılamayacak kadar bir ceza alırlar. Bu cezayı almaları onların aynı partide mücadele vermelerini engellemez. Sadece sahne arkasına çekilirler. Gerici partiler o kişiyi saflarından uzaklaştıramaz. Yoksa o kişi partinin diğer yolsuzlukları ile ilgili bildiklerini de şakıyıverir.

Bu ahlaksız dayanışma sadece tek bir parti ile de sınırlı değildir. Hatta farklı partilerden gerici siyasetçilerle de sınırlı değildir. Birbirlerini aklamayı pek severler. Enternasyonal gerici dayanışmada da bunun yansımalarını görebiliriz. Tıpkı Bosna’da olduğu gibi...

Bilge Kral’ın yolsuzluk cenneti ülkesi

Elbette ki o dönemde Bosna’da iktidarda bulunan “Bilge Kral” Alija İzzetbegoviç bu konuda sessiz kalmayı yeğledi. İzzetbegoviç hükümeti Erbakan’ın kayıp trilyonla Bosna’da roket fabrikası kurduğu şeklindeki masalını ne yalanlayabildi, ne de doğrulayabildi. Doğrulayabilmesi mümkün değildi zaten. Fakat yalanlaması da farklı sıkıntıları ortaya çıkarırdı. Belki de Türkiye’de Mercümek Vergisi kesildikten sonra Bosna’ya giden yardımların ne kadarının Bilge Kral’ın partisi SDA Vergisi’ne takıldığı ve ne kadarcık bir miktarın bombalar altında yaşayan, açlık çeken halka aktarıldığı açığa çıkardı.

Bilge Kral’ın krallığı Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) tarafından yayınlanan “yolsuzluk sıralaması”nda Afrika ülkeleriyle yarışıyor. 2010 yılı rakamlarına göre Türkiye’nin bile 56. sırada olduğu bu sıralamada Bilge Kral’ın partisinin 20 yıllık iktidarındaki başarılar Bosna-Hersek’i 91.liğe kadar geriletti. Bilge Kral’ın partisi SDA’nın 20 yıllık iktidarında köşe başlarını tutan partililer ceplerini doldurmaya devam ederken, SDA’nın en büyük müttefiki ise elbette ki Türkiye. Üçlü rotasyona dayanan başkanlık sistemiyle yönetilen Bosna-Hersek’te Boşnakları şu anda Bilge Kral’ın oğlu temsil ediyor. Bakir İzzetbegoviç’ten önceki temsilci Haris Slajdziç’in ise İstanbul’da evi var ve Slajdziç sık sık İstanbul’a gitmesiyle biliniyor. Saraybosna, Marin Dvor semtinde yıkık bir binanın duvarındaki yazılama durumu özetliyor: “Haris, halkına bir iyilik yap ve Türkiye’ye taşın!”

Tencere dibin kara...

Bu veriler doğrultusunda Alija İzzetbegoviç’in mezarından alınıp Necmettin Erbakan’ın mezarına serpilen toprak daha da önem kazanıyor. Çoğunluğu cemaatten 165 kişi özel bir uçakla hocaları için, yol göstericileri için son görevlerini yapabilmek için Türkiye’ye geldi. Bu görevi yapamayan Bosna-Hersek’teki cemaatçiler ve Bosnalı malum siyasetçilerden bir grup Hoca’nın gıyabında Saraybosna’da Gazi Hüsrev Bey Camisi’nde cenaze namazı kıldı.

Ne diyelim? Tencere dibin kara, seninki benden kara…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder